Shift Ajans
Ceza Hukuku
Ceza Hukuku Avukat | Güneş Hukuk Bürosu | Antalya/ Kemer

Ceza Hukuku Avukatlığı | Antalya

 

Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu Çerçevesinde Ceza Hukuku İhtilaflarının Çözümü

            Ülkemizde Ceza Hukukunun temel mevzuatını, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu başta olmak üzere bazı özel kanunlardaki suç tanımları ve ceza hükümleri oluşturmaktadır. Kısaca tanım yapmak gerekirse Suç, Kanunda tanımlanan niteliklere sahip, manevi unsuru (Kast ve taksir) olan, hukuka aykırı fiillerdir. Ceza ise suç teşkil eden fiillerin sahiplerine uygulanan yaptırımlardır. Türk Ceza Kanunu suçların tanımını ve cezaların şekil ile miktarlarını belirler. Ceza Muhakemesi Kanunu ise soruşturma ve ceza davalarının işleyişi ile koruma tedbirleri ve yaptırımların usulünü açıklamaktadır.

            Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak Ceza Hukuku alanında deneyimli avukatlarımız ile, şikayet, ihbar, katılma dilekçelerini hazırlama, kolluk kuvvetleri ile Başsavcılık bürolarında ifade verilmesinde hazır bulunma, ceza davalarında müşteki vekili veya sanık müdafi olarak temsil etme hizmetleri vermekteyiz. Ayrıca takipsizlik, tutuklama ve adli kontrol kararları ile ceza yargılaması sonucu verilen nihai kararlara karşı kanun yollarına başvurulması, tutuklu veya hükümlü müvekkillerin cezaevinde ziyaret edilerek prosedür hakkında bilgilendirilmesi de Güneş&Çelebi Hukuk Bürosunun Ceza Hukuku alanında verdiği hizmetler arasındadır.

 

Ceza Hukukunda Avukatın Temel Rolü Nedir?

            Ceza Hukuku alanında çalışan avukatların temel görevi, şüpheli, sanık, mağdur, katılan veya suça iştirak edenleri temsil etmek ve bu şahısların haklarını en iyi şekilde savunmaktan ibarettir. Bu doğrultuda başta adliye olmak üzere, kolluk merkezleri, cezaevleri, suç yeri ve diğer ilgili mahallerde bulunmaları, ifade ve sorgu işlemlerine katılmaları, suçun isnadı konusunda müvekkillerini bilgilendirmeleri, dilekçe yoluyla veya gerektiğinde sözlü olarak müvekkillerin haklarını koruma altına almalar, Ceza avukatlarının başlıca görevleri arasındadır. Avukatların bu görevleri ifa sırasında her daim azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Zira Ceza Hukuku evrensel temel haklardan olan özgürlük hakkının kısıtlanması, kısmen veya tamamen kaybedilmesi, özgürlük hakkına müdahale olmasa bile şahsi itibarın zedelenmesi gibi sonuçlar doğurabilen bir hukuk dalıdır. Diğer bir taraftan mağdur ve suçtan dolaylı olarak zarar görenlerin vicdani tatminini sağlamak da Ceza Hukukunun esas gayelerinden biridir.

            Açıklamalarımızdan anlaşılacağı üzere Ceza Hukuku, kimi zaman doğrudan özgürlüğe, kimi zaman hem sanık/şüpheli hem de mağdurlar için şahsi haklara ve maneviyata doğrudan etki edebilen bir alandır. Böylesine ağır süreç ve sonuçlara sahip bir alanda çalışan avukatlar mutlaka usul ve esaslara hakim olmalı, prosedürün en kısa, açık ve pratik şekilde uygulanmasını hedeflemelidir. Örneğin Antalya ilinin Kemer ilçesinde işlenen bir suça ilişkin ihbar veya şikayetin Antalya Başsavcılığına yapılması, o savcılığın yetkisizliğini gündeme getirebileceğinden hazırlık ve soruşturma aşamasının uzamasına, dolayısıyla mağdurların daha fazla manevi ve maddi olarak yıpranmasına sebep olacaktır.

Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak Ceza Hukuku alanında uzmanlaşan avukatlarımız, hangi sıfatla olursa olsun müvekkillerimizin adil bir yargılamaya tabi olabilmesi için, maddi gerçeğin ortaya çıkması, delillerin izahı, zarar gören menfaatlerin açıklanması, iletişimin korunması ve diğer usul ile esaslara dayalı belirleyici görevleri gereği gibi ifa etmektedir.

 

Ceza Hukukunda Koruma Tedbirleri Nelerdir?

            Ceza Hukuku uygulamasında en geniş yere sahip olan alt başlıklardan biri Koruma Tedbirleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak tarafımızca, koruma tedbirlerinin başlangıcı, uygulanması, kaldırılması veya bu tedbirlere karşı Kanun Yollarına başvurulması yolunda avukatlık ve danışmanlık hizmeti verilmektedir. Koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturma aşamasında ya da daha öncesinde işlenmesi yönünde makul şüphe edinilen fiillerin engellenmesi, delil karartma ihtimalinin azaltılması, şüpheli veya sanıkların kaçmasının önlenmesi amacıyla alınan tedbirlerdir. Bu tedbirler günlük hayatta yaptırım veya hüküm olarak görülse de amaçları, adil, güvenli ve sağlıklı bir Ceza Hukuku uygulamasının gerçekleştirilebilmesi için gereken önlemlerin alınmasından ibarettir. Koruma Tedbirleri, Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş olup, yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma, iletişimi denetleme, gizli soruşturmacı atama ve teknik takip olarak sayılmıştır. Bunlar arasından şüphesiz en sık gündeme gelen ve uygulanış şekli bakımından en ağır koşulları doğuran tedbirler, Tutuklama ve onun biraz daha hafifletilmiş hali olan Adli Kontrol olarak nitelendirilmektedir.

 

Tutuklama Ve Adli Kontrol Nedir?

            Tutuklama, Ceza Hukuku uygulamasının en önemli adli tedbirlerinden biri olup Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiştir. Hakkında suç işlediğine dair kuvvetli şüphe bulunan şahısların, soruşturma veya kovuşturma süresince özgürlüğünden yoksun bırakılmasına tutuklama adı verilmektedir. Tutuklama toplum genelinde sanıldığının aksine yaptırım değil, istisnai bir tedbirdir. Tutuklamanın amaçları, şüpheli veya sanıkların kaçmasını önlemek, delillerin korunmasını sağlamak, mağdur veya kamunun güvenliğini tesis etmek ve suçun devam etmesini veya yeni suçların işlenmesini engellemektir. Tutuklama için karar vermeye yetkili makam soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi, kovuşturma aşamasında ise mahkemedir. Adli para cezası gerektiren, üst sınırı 2 yılı aşmayan, 15 yaşından küçükler için üst sınırı 5 yılı aşmayan suçlar ile tüm kabahatler için Tutuklama kararı verilemez. Tutuklama tedbirine maruz kalan şüpheli veya sanıklar, tedbirin haksız olduğunu, orantısız kullanıldığını veya Kanununda öngörülen şartları taşımadığını iddia ederek karara itirazda bulunabilirler. İtirazın sonucunda tutukluluğun devamına, kaldırılmasına veya daha hafif bir koruma tedbiri olan Adli Kontrole çevrilmesine karar verilebilir.

            Adli Kontrol, Ceza Hukuku uygulamasında Tutuklamanın alternatifi olarak karşılaşılan, failin özgürlük hakkını tamamen ortadan kaldırmaksızın sadece belirli bazı hak ve özgürlüklerine kısıtlama getiren koruma tedbirleridir. Ceza Muhakemesi Kanununa göre Tutuklama sebeplerinin varlığı halinde şüpheli veya sanık için tutuklanma yerine adli kontrol uygulanması yönünde karar verilebilir.

Ceza Muhakemesi Kanununda temel adli kontrol uygulamaları sayılmıştır. Bunların en önemlileri, yurt dışı çıkış yasağı, belirli süreler içerisinde belirli makamlarda hazır bulunup belge imzalama, teminat yatırma ve bazı bölgeleri terk etmeme veya buralara girememe olarak değerlendirilmektedir.

            Antalya’da hizmet vermekte olan Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu avukatları olarak, müvekkillerimizin Ceza Hukukundan kaynaklı her türlü işlemini takip etmek, haklarını korumak ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamak üzere suç duyurusu, itiraz, dava takibi, katılma, istinaf, temyiz gibi işlemlerin icrasını gerçekleştirmekte ve bu sürecin her aşamasında danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Ceza Hukukunun uygulaması ve sonuçlarının, ilgililer ve genel toplum açısından oldukça hassas olması sebebiyle, avukat-müvekkil gizliliğinin korunmasını en önemli ilkelerimizden görmekteyiz. Bunun haricinde tüm süreç boyunca hangi şartlar altında olursa olsun müvekkillerimizi bilgilendirmek, talepleri güncel tutmak, usulsüz işlemleri tespit edip önlemek ve prosedürün getireceği baskı ve zorlukları en aza indirgemek temel hedefimizdir.

Copyright © 1999-2018 | Güneş Hukuk Bürosu
Antalya / Türkiye