Shift Ajans
İcra ve İflas Hukuku
İcra ve İflas Hukuku | Antalya/ Kemer Avukat | Güneş Hukuk Bürosu

İcra ve İflas Hukuku Avukatlığı | Antalya

 

İcra Takibi Nedir?

            Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimizin üçüncü şahıslarla aralarında doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümü için yetkili ve görevli mahkemelerde dava açmak, takip etmek, gerektiğinde nihai kararları istinafa götürmek veya temyiz etmek başlıca işlerimizdendir. Ancak birçok durumda yalnızca davanın sonuçlandırılması yeterli olmayıp bu dava sonucunda verilen nihai kararın cebri icraya konulması da gerekmektedir. Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu, İcra Hukuku alanında uzmanlaşan avukatlarıyla mahkeme kararlarının yetkili icra dairelerine sunulması, icra emirlerinin düzenlenip tebliğe çıkarılması ve devamında gerçekleştirilecek haciz ve diğer işlemlerin mümkün olan en hızlı şekilde tamamlanması hizmetlerini sunmaktadır.

            Bir borcun ifa edilememesi halinde alacak hakkının, devletin güç ve imkanlarına dayanılarak İcra Müdürlüğü aracılığı ile talep konusu edilmesine İcra Takibi denilmektedir. İcra takipleri ilamlı ve ilamsız olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İlamsız icra takibi, para ve teminat alacaklarının tahsili için her hangi bir mahkeme kararına veya ilam niteliğinde belgeye dayanmaksızın başlatılan takip türüdür. İlamlı icra ise bir mahkeme kararına veya ilam niteliğinde bir belgeye dayanılarak başlatılan takip türüdür. İcra İflas Kanunu madde 34 uyarınca ilamlar, herhangi bir icra müdürlüğü aracılığı ile takibe konulabilmektedir. Örneğin, Antalya’nın Kemer ilçesine ikamet eden bir borçluya, yerleşim yeri haricindeki bir bölgeden ilamlı icra takibi yapılsa bile, borçlunun Kemer İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna dair itirazda bulunma hakkı olmayacaktır. Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak tüm müvekkillerimizin taraf olduğu mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin, sadece Antalya ili sınırları içerisinde değil, tüm mahkeme veya yargı organlarından edinilen ilamları takibe koyma, gerektiğinde muhabere, talimat ve UYAP yoluyla ülke genelindeki diğer icra müdürlükleriyle de iletişim halinde olma ve prosedür devam ederken müvekkillerimizi en iyi şekilde bilgilendirme hizmetleri sunmaktayız.

 

İcra Takibi Türleri Nelerdir?

            İcra İflas Kanunun ilgili hükümleri uyarınca özel hukuk ilişkilerinden doğan ticari ya da adi tüm para ve teminat alacakları için mahkeme kararı veya dengi bir belge olmaksızın icra takibi yapılabilmekte ve bu takip içerisinde genel haciz yoluna başvurulabilmektedir. Genel haciz yolunda, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde borcun ödenmesi veya bu süre içerisinde icra dosyasına itirazda bulunulması gerekmektedir. İtiraz sebepleri yetkiye, imzaya ve borca itiraz olmak üzere üç şekilde yapılabilmekte olup, borçlu bu itirazların bir tanesini seçebileceği gibi birkaç tanesini de itiraz dilekçesinde ileri sürebilir.

            Alacağın kambiyo senedine bağlı olması halinde ise alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunu seçebilmektedir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda ödeme ve mal beyanında bulunma süresi, genel haciz yoluna göre daha uzun tutulmuş ve 10 gün olarak hükme bağlanmıştır. Ayrıca bu haciz yolunda borçlu, borca ve imzaya itirazı ilgili icra dairesine değil, o icra dairesinin bağlı olduğu İcra Mahkemesine yapabilmektedir. Bu işlem ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde yapılmaz ise itiraz hakkı düşecektir.   

            Alacağın teminata bağlandığı hallerde icra takibi, bu teminatın bozdurularak borcun tahsil edilmesi amacıyla da yapılabilmektedir. İcra Hukuku ve Özel Hukukta en yaygın teminat türü olan İpotek, mevcut veya ileride doğması kesin ya da muhtemel olan bir alacağı teminat altına alan bir taşınmaz rehini türüdür. İpotek akit tablosunda kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı bulunmadığı takdirde, alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip prosedürüne başvurabilmektedir. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, alacak bir taşınmazın karşılığında teminat altına alındığından, alacaklı ilk olarak bu teminatı paraya çevirmek zorundadır. Alacağın bedeli, üzerinde ipotek bulunan taşınmazın satış bedeli ile tahsil edileceğinden, bu takip türünde başka bir haciz aşaması bulunmamaktadır.

            Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak sadece alacakların takip ve tahsilini değil, müvekkillerimiz aleyhine yapılan icra işlemlerini de azami özen ile takip etmekteyiz. Bu doğrultuda müvekkillerimize itiraz, şikayet, taahhüt, menfi tespit veya istirdat davalarının takibi, itirazın iptali veya kaldırılması davalarına cevap verilmesi gibi işlemlerde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız. İcra Hukuku uygulaması, çoğunlukla usul kurallarına bağlı ve hızlı bir prosedür olması sebebiyle geç kalınmaksızın bu konuda uzmanlaşan avukatlardan hukuki yardım ve hizmet alınmasında büyük ölçüde fayda bulunmaktadır.

 

Borçlar Nasıl Yeniden Yapılandırılır?

            Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak, icra veya iflas dava ve takiplerine taraf olmuş tüm müvekkillerimizin menfaatlerini savunma, itirazlarını ileri sürme, haklarını talep etme ve borçlarını yapılandırma işlemlerini büyük bir titizlikle takip etmekteyiz. Ülkemizde yakın tarihe kadar İflas Hukuku uygulamasında en yaygın olan usul, yapılandırma ve konkordato işlemlerinin unsurlarını bir arada içeren “iflas erteleme” prosedürüydü.

            Bir ticari şirketin pasiflerinin değer toplamı aktiflerininkini aşıyor ise o şirket için borca batıklık gündeme gelecek ve şirket iflasını açıklamak zorunda kalacaktır. Ancak bazı durumlarda şirketin iyileştirme projesi altında borçlarını ödeyebileceği, mali dengeyi yeniden kurabileceği ve finansal durumunu iyileştirebileceğine dair somut ve dayanaklı gerekçeler sunulması halinde, o şirket hakkında iflas erteleme kararı verilmesi yakın tarihe kadar mümkündü.

 

7101 sayılı Kanun ile İcra İflas Hukuku’nda Yapılan Değişiklik

15 Mart 2018 tarihinde 7101 sayısıyla İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun resmi gazetede yayımlanmıştır. Bu Kanun pek çok alanda yeni düzenlemeler getirmiş olup, bunlardan belki de en önemlisi İcra İflas Hukukunda iflasın yenilenmesi usulünün kaldırılmasıdır.

Uygulamada iflasın ertelenmesi kurumundan yeterli fayda sağlanamamış, iflas süreçleri daha uzun ve içinden çıkılamaz hale gelmiş, bu nedenle iflasın ertelenmesi yolu fayda sağlamaktan ziyade alacaklılara ve ekonomiye zarar vermiştir.

7101 sayılı Kanun ile artık vadesinde borçlarını ödeyemeyen veya iflas tehlikesi doğan borçlular, borca batık olup olmadığına bakılmaksızın, iflasın ertelenmesi yolu yerine konkordato talebinde bulunacaktır.  Talep üzerine Asliye Ticaret Mahkemesi, borçluya 3 ay veya ek süreyle toplam en fazla 5 ay geçici mühlet vererek borçlunun malvarlığını muhafaza altına alır. Böylelikle İcra İflas Hukukunda, iflasın ertelenmesi prosedüründen çok daha kısa ve pratik bir iyileştirme yolu benimsenmiştir.

Tüm bu icra iflas süreçlerinde Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu avukatları olarak sadece mahkeme nezdinde değil, başta Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere ülke genelindeki tüm ticaret kurumlarıyla, bankalarla, özel kredi, yatırım, faktoring ve değerlendirme kuruluşlarıyla iletişim içerisinde olup yapılandırma, iyileştirme ve konkordato çalışmaları için etkili çözüm yolları bulmaktayız.

 

İflas Takibi Nasıl Başlatılır?

            Alacaklılar veya borçlu doğrudan ticaret mahkemesine başvurarak iflasını talep edebileceği gibi, alacaklılar tarafından borçluya iflas takibi yapılarak da iflas prosedürü başlatılabilmektedir. Takipli iflas halinde ilgili İcra Müdürlüğü, borçlu adına ödeme emri düzenleyerek tebliğe çıkarır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde borçlu tarafından ödeme yapılmaz veya itiraz edilmezse, alacaklı Ticaret Mahkemesine başvurarak borçlu şirketin iflasını talep edebilecektir. İflas kararının verilmesiyle borçlu hakkında iflas açılır ve Mahkemenin yargı çevresindeki İflas Müdürlüğü tarafından ilan edilir. Bu aşamadan sonra iflas masası kurularak borçlu müflisin alacaklarının tahsil işlemleri başlatılır.

            İflas, teknik ve usul anlamında birçok yan unsuru barındıran ve takibinde mutlaka özel uzmanlık ve tecrübeyi gerektiren bir prosedürdür. Bu sebeple Güneş&Çelebi Hukuk Bürosu olarak İcra ve İflas Hukuku alanında deneyimli avukatlarımızla, iflas sürecini en başından ele alarak, iflas talebinde bulunma, takiplere itiraz etme, depo kararlarını uygulama, konkordato talep etme, temyiz ve istinaf kanun yollarına başvurma gibi işlemleri takip ederek gerekli bilgileri müvekkillerimiz ile paylaşmaktayız.

Copyright © 1999-2018 | Güneş Hukuk Bürosu
Antalya / Türkiye